Devlet terörünü ve baskısını protesto ediyoruz!

20 Temmuz 2001, İtalya‘nın Cenova kentinde G8 Zirvesi‘nin gerçekleştiği kara bir günü idi. Carlo Giuliani yakın mesafeden kafasına kurşun sıkılarak katledildi. Tetikçinin de içinde bulunduğu araba geri geri sürüp Carlo´nun yerde yatan bedeninin üzerinden geçti.

Yüzbinlerce insan, baskı ve işkencelere rağmen, G8 zirvesini protesto etmek için örgütlenmişlerdi. 2001´de G8 zirvesinin gercek yüzü ortaya çıktı. İnsan haklarının çiğnendiği „demokratik Avrupa“nın esas yüzünü gösteriyordu. Carlo Giulinai, neo liberal hakim sınıflara karşı protestonun bir sembolu haline geldi. Ama Carlo dünya çapındaki binlerce, milyonlarca mağdurdan sadece birisidir. Carlo´nun katledilişinden 10 sene sonra onu, baskı ve zulüm üzerine kurulan sistemin devletlerinin yarattığı binlerce, milyonlarca mağduru anmak için sokağa çıkıyoruz.

Carlo Giuliani Mücadelemizde Yaşıyor!

Alman Federal Cumhuriyeti‘nde de böyle baskılar yaşamaktayız. Halim Dener isimli Kürdistanlı gencin katledilmesi bizi hala ayaklandırıyor. Halim Dener, Almanya‘da yaşayan bir Kürt mültecisiydi. 29 Haziran 1994´de, afişleme yaparken Alman Özel Timleri (SEK) tarafından kısa mesafeden kurşunlandı.

Alman Federal Cumhuriyeti‘nde devletin baskısı her geçen gün büyümektedir. §129a ve b yasaları solcu kurumları suçlu ve kriminal göstermeye çalışmakta ve onları antidemokratik yöntemlerle yargılamak istemektedir. Burjuva devleti her türlü sistem teşhirine ve direnişine başından beri tasviye politikası izlemektedir. Aynı zamanda kendi çıkarları doğrultusunda insan haklarını çiğneyerek anayasayı değiştirmektedir. En son, Dresden‘de Avrupa‘nın en büyük neonazi yürüyüşüne karşı gerçekleştirilen antifaşist eylemlerde binlerce insanın cep telefonlarının hacklenip bilgilerinin çalındığı ortaya çıkmıştır. Böyle yasa dışı yöntemleri “radikal solculara karşı mücadele“ olarak adlandırarak geçiştirmektedir.

Bundan başka, Stuttgart 21 projesine karşı gerçekleştirilen eylemlerde görme yetisinin büyük bir kısmını kaybeden Dietrich Wagner örneğinde olduğu gibi, polisin eylemcilere karşı kullandığı acımasız metodları görmüştük. Bu protestolarda tazyikli su sadece ona değil, içinde çok fazla öğrenci ve gencin bulunduğu bütün eylemcilere yöneltilmişti.

Bu devlet şiddeti ve baskılarına karşı mücadele etmek ve bunları teşhir etmek önemlidir. Şunu unutmamalıyız; ne Halim Dener‘in ne de Carlo Giuliani´nin katilleri yargılandı!

Hakim sınıfların, savaş, sömürü ve işgallere karşı eylemlerde her zaman baskı ve şiddet kullanmaktadırlar. Bu sşddeti her zaman her yerde teşhir edip buna karşı mücadele etmeliyiz.

Carlo Giuliani ve Halim Dener´in katilleri yargılanmalıdır!
Onlar Kavgamızda Yaşıyor!
Kapitalizmi Yok Edelim!

DUISBURG YÜRÜYÜŞÜ: 15.07.2011, 18:00, DUISBURG HAUPTBAHNHOF

BÜNDNIS GEGEN REPRESSION UND STAATSGEWALT
(Baskı ve Devlet Terörüne Karşı Birleşimi)

Carlo Giuliani